İNCİR KUŞLARI

0
329

ıncır

Kışın ortasında BOSNA’da  İncir Kuşları uçuyor.
Uçuyor, Uçuyor gelip ellerime konuyor.
Ellerim kanıyor, yüreğim açıyor.
İncir Kuşları diyorum, uçmak istiyor ama özgürlüğe uçamıyorlar…

Bu kitabı elime aldığım ilk an işte o an ellerimin kanayacağını hissetmiştim. Gerçeklere şahit olmak ve seyirci kalmanın acısını sadece ellerim değil yüreğimde kanayarak verecekti.

Sinan Akyüz ile tanıştığım ilk kitap olma özelliğini taşıyan İNCİR KUŞLARI benim için unutulmazlar arasında yerini aldı.

İNCİR KUŞLARI romanında bizi ne bekliyor? Bu soruya basit bir cevap vermek oldukça zor. Çünkü vereceğim cevap ölüm kadar ağır olacaktır.

İncir Kuşları, Bosna soykırımını gözlerinizin önüne sermektedir. Eziyetler, tecavüzler, açlık, kan ve ekmek bir savaşta olabilecek her şeyi bu romanda bulmanız mümkün olacaktır.

Bu soykırımı bir aşk üzerinden romanına işlemiş olan yazar gerçekten harika bir eser ortaya çıkarmıştır. Aşk ve savaşı içinde harmanlayan İNCİR KUŞLARI sizin ruhunuza dokunacak ve iz bırakacak bir kitap olma özelliğini taşıyor.

İncir Kuşlarını okuduğumda hissetiğim acı bu kadar can yakıcı olamazdı. Ölüm ağır diyorlar yalan söylüyorlar. Ölüm İncir Kuşları gibi hafif  ve Bosna’nın her an tepesinde uçuyor.

Savaşlar her yer de her dönemde var oldu. Ne yazık ki belki de olmaya devam edecek gibi görünüyor. Savaştan geriye kuşlar kalıyor.

Kimi zaman martılar, kimi zaman kargalar, kimi zaman bülbüller, kimi zaman da incir kuşları….

Sanırım bu ölümler kuşların kanatları altında gök yüzünde yaşamaya devam ediyor….

İncir Kuşları okumanızı barış içinde tavsiye ettiğim bir kitaptır.

İyi Seneler
Bahar Baltacı