Kafka’nın DÖNÜŞÜM’ü

0
329

Sizleri daha önce Milena’ ya Mektuplar kitabı ile KAFKA ile tanıştırmıştım.

Şimdi ellerimle sıkı sıkı kavradığım bir an bile hayatımdan bırakmak istemediğim kitabı DÖNÜŞÜM‘ le tanıştırmak istiyorum.

KAFKA’ yı tanıdıktan sonra gün be gün anlıyorum, şimdi anladım, aslında anlamamışım şu an anladım dedirtecek cinsten bir yazar olduğunu hatırlatmak isterim.

DÖNÜŞÜM’ ü, Okur- yazar kime sorsanız bu kitabı bilir. En çok okunan bu kitap üzerine binlerce yorum , eleştiri, inceleme bulmanız mümkün olan DÖNÜŞÜM Kafka’nın en çok ilgi görmüş eseridir.

Ben roman hakkında anlaşılmaz kelimelerle kafanızı karıştırmak istemiyorum ki zaten KAFKA kolay bir yazar değil insanın beynine giren ve beynini zorlayan bir yazar o yüzden daha yalın bir şekilde romanı size anlatmak istiyorum.

“Gregor Samsa bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında, kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu.” İşte DÜNÜŞÜM bu satırlarla size kapılarını açıyor. KAFKA öncelikle Gregor’un mesleğine, sonra ailesine ve en son olarak da kendisi ile olan ilişkisine yer vermektedir. Böcek, Gregor’un ailesi ve iş hayatı (patronu) arasında sıkışıp kalmış şekil almış kimliğini simgeliyor.

Kurgusu eşi benzeri olmayan roman da bir insanın toplumun baskısı, iktidarın dayatmaları, sistemin demir parmaklıkları karşısında yabancılaşması, istediklerini yapamama, her duruma kabulleniş, kalıplara sığdırılması sonucunda gerçek dışı olarak soyut bir şekilde böceğe dönüşmesini gözlemiyoruz.

Her romanında olduğu gibi babası ile olan sorunlarını bu DÖNÜŞÜM romanına da yansıtmış olduğunu görmekteyiz. Roman da yabancılaşmasına seyirci kalıp ona dokunmayan aksine ölmesi için yaralayan bir baba figürü bunu ispat etmektedir.

Tabi ki yabancılaşmasın da ki en büyük pay iktidar yani Kapitalizm’ e olan sert duruşu romanı ayakta tutan etkenlerden biri olmuştur.

Gregor’un saat ve zaman vurgusu ile sürekli dile getirmesi geç kalmışlığı simgelemekte olup aslında geç kaldığı kendi iç dünyası olduğunu vurgulamaktadır. Ve böcek olmaya başlamasında ki insanlıktan uzaklaşmasında ki uyanışın kendisine getirdiği dış görünüşün ötesinde hala kendinde oluşu , dış görüntüsünün önemli olmayışının farkında olması günümüz dünyasına güzel bir örnek sunmuştur.

Dürüst olmak gerekirse, son günler de yaşadığım ruh halime yol gösterici nitelikte bir romana rastlamak beni üzücü bir şekilde mutlu etti.

İktidarın karşısında böcek kadar değersizim. Sistemin ihtiyaçlarını karşıladığım sürece değerliyim. Ailemi, arkadaşlarımı, dostlarımı, mutlu ettiğim sürece sevilirim ama sistemden çıkarsam, fikirlerimi savunursam, seçim yaparsam, bir hiçim, yokum, kötüyüm, yabancıyım, etkisizim. Eğer var olmak istiyorsam bu kalıplarla yaşamayalım ama mutsuz ama benliksiz ve bir o kadar nesneleşmiş yaşamayalım. Tezini doğrulayan geçmişten gelecek tüm toplumlara yazılmış bir eser.

Son zamanlarda okurken canlı canlı yaşadığım en nadir romanlardan biri oldu. Mutlaka okumanız gereken kitaplardan biri DÖNÜŞÜM.

Bahar Baltacı