“Hayat nedir diye sorarsan, bilmiyorum evlat; sormazsan biliyorum.”

Haraptarlı Nafi’ nin sözleri ile yeni bir Hasan Ali Toptaş’ın kitabının dünyasını aralıyorum.
Bu roman sizi  bilmediğiniz, görmediğiniz, tanımadığınız insanlara, şehirlere, evlere, dağlara, okyanuslara yolculuk eden bir seyahate çıkarıyor.

Kimse sevmez yolculukları kimi yorar kimi süründürür. Oysa bu  yolculuk çok keyifli amaç, uğraş, telaş olmadan ilerliyor. İnsanlara dokunuyor, duvarlara çarpıyor, okyanuslarda yüzüyor, dağlarda nefes alıyor, şehirlerde kayboluyor  ve insan yolculuğu da arkasında bırakıp bilinmezliğe, sonsuzluğa bilet alıyor.

Hasan Ali  Toptaş da sonsuzluğa bilet kestiğinin farkında öyle ki bunu bir gazeteye verdiği röportajında şöyle dile getiriyor.
Bin Hüzünlü Haz’, beni en çok üzen kitabım oldu. Bir yayınevinden, ‘Sen bunun etini, yağını, suyunu, tuzunu, baharatını o kadar çok koymuşsun ki, bir oturuşta yenmiyor’ dediler. Bir oturuşta tüketilecek yapıtlar istiyorlardı. Dehşete kapıldım. İyi yapıt, zaten edebiyat dışıdır. Yani edebiyatın o ana dek oluşagelmiş kurallarının dışına fırlamış bir yapıttır. Daha sonra edebiyata dönüşecektir

Bin Hüzünlü Haz, ağır bir dille yazılmış hazmedilmesi zor ama hazmedildiğin ise doyuramayacağı hiç bir insan evladı yok diyebilirim. Satır satır tek tek üzerinden geçip, düşüneceğiniz onca cümle onca kurgu onca vurgu onca oluşum var ki asla bitmesin deyip bağımlısı olabilirsiniz.

Roman boyunca sürekli karşınıza çıkan soru KİM BU ALADDİN?

Bu sorunun cevabını romanın satır aralarından alıntı yaparak cevaplayacağım. “Benim bulmaya çalıştığım Alaaddin suçtan arınmışlığından tedirgin olacak kadar suçsuz bir kişidir.”

Afallamış olabilirsiniz, elinizdeki rota silinmiş olabilir ama düş ile gerçeğin içe içe geçtiği bir arayışın bir sonsuzluğun yolculuğunun cevabı sonsuzlukta sizi bekliyor.

Bin hüzünlü haz bana çok farklı deneyimler yaşattı. Kitabın adının anlamını sindirdim diyebilirim. Şiirsel anlatımı, özgün kurgusu ve eşi benzeri olmayan deneyimlerle bu kitap herkesi mutlu eder.

Ayrıca 1997 yılında Cevdet Kudret Edebiyat Ödülünü kazanması ile  taçlandırıldığını bilmek sevindirici.

Bahar Baltacı