Ben Bir Gürgen Dalıyım

0
359

Ben Bir Gürgen Dalıyım

Bugün İstanbul ağlamaklı, buğulu, soğuk ama kararlı bir gün daha yaşıyor. Bizleri bugün de sohbetler, aşıklar, dostlar, kitaplar, müzikler, battaniyeler ve kahveler ısıtıyor.

Uzun süredir tanımak istediğim ve sizlerle tanıştırmak istediğim HASAN ALİ TOPTAŞ kitapları ile bugünü ısındırmaya ve sizleri gelecek olan ilkbahara hazırlamaya çalışacağım 🙂

ajhdajshdsfd

Yazı dizisine başlamadan önce belirtmek isterim ki, HASAN ALİ TOPTAŞ’ ın kitaplarını okumaya Şubat 2015 de başladım. Ancak ömrümün geri kalanında onun dünyasını anlayıp, yine onun dünyasını yaşayarak geçireceğim.

Hani geç bulduğum ve asla kaybetmek istemeyeceğim bir yazar olarak kitaplığımın en üst köşelerine  taht  kurdu diyebilirim.

Hasan Ali Toptaş’ ın ilk çocuk kitabı olma özelliğini taşıyan Ben Bir Gürgen Dalıyım ‘a Beşparmak Dağlarında yaşayan küçük bir gürgen ağacı ile uyanacaksınız, hayallerini, arkadaşlarını, umudunu ve kederini göreceksiniz .

Bu ormanda köknarlar, ardıçlar, kestaneler, kızılçamlar ve ladinlerle tanışacaksınız. Onların gürgen ile olan arkadaşlıklarına , sevinçlerine ve aynı kaderi paylaşmalarını hayretle izleyeceksiniz.

Akıcı ve sade anlatımı sayesinde bir anda kendinizi Ben Bir Gürgen Dalıyım romanının içinde bulacaksınız. Bu zamana kadar kıyım kıyım kesilen ağaçların dünyasında durum kesmeyin demekten öte ağaç olmanın kesilmenin özünde insan olup öldürülmenin koparılmanın soyutlanmanın acısına adaletsizliğine şahit olacaksınız.

Oysa ki Cemil Meriç ne demişti.” İnsanlar kötüydüler kitaplara sığındım.” İşte Hasan Ali Toptaş , Ben Bir Gürgen Dalıyım  romanında insanın diğer yüzünü doğaya verdiği insanın kendi kendine verdiği zararı gözler önüne seriyor. Oysa ki ağaçlar insanlardan kat kat fazla barış içinde yaşıyorlar. Gül bile dikenini seviyor. Ağaçlar diplerinde yeşeren otları kucaklıyor. Ya da çiçekler her ağacın altında gölgelenebiliyor. Ama biz insan oğlu asla asla bir yerde filizlenip mutlu mesut yaşayamıyoruz.

Ben Ben Bir Gürgen Dalıyım çok sevdim dostlarım. Çünkü ben bu kitabı okurken iliklerime kadar ormanda doğdum, yeşerdim, büyüdüm, koparıldım, kesildim ve en sonunda dar ağacında asıldım…

Benim bu kitaptan öğrendiğim bir şey varsa o da acının değmediği hiç bir canlı yoktur. İnsana acı veren yine insan ve doğaya acı veren de yine insan…

Okumayan kalmasın istediğim asla unutulmayacak harika bir eseri evlerinizden içeri alın, sarıp sarmalayın ve asla kesmeyin…

Keyifle Kalın
Bahar Baltacı