Geyikli Park ‘ı okuyan gözlerim ağlamadı dese dilim yalan söyleme der.

0
288

Sunay Akın deyince aklınıza ilk olarak yumuşacık, sevgili,  saygılı, kararlı bir ses gelir ve o ses yüreğinize dokunur ve siz de o ses dokunursunuz. Isınırsınız, çoğalırsınız, mutlu olursunuz, ölüm ile yaşam arasındaki ince çizgiyi görür ve hissedersiniz. Onun sesi size geçmişi gösterir ve geleceği daha güzel, değerli ve  mutlu yaşamak için sizin ellerinize bırakır…

Sunay Akın ile karşılaşmış biri olarak şunu söylemek isterim ki, tıpkı sesi gibiydi. Ne eksik ne fazla o sesi gibiydi.

925583_833072770039316_632218578_n

(İstanbul Oyuncak Müzesinde çekilmiştir.)

Şimdi ellerime bıraktığı GEYİKLİ PARK ‘ı sizlerle tanıştırmak istiyorum.
Geyikli Park , Çanakkale zaferinde anlatılanlarında dışında tarihin tozlu raflarının altında kalmış, hiç duyulmamış kahramanların hikayeleri ile başlar ve Cumhuriyetimizin kuruluşu ile devam eder.
Nazım Hikmet Kültür Merkezi bahçesinde çekilmiştir. Yolunuz Kadiköye düşerse mutlaka uğramanızı tavsiye ederim.

Sunay Akın, Geyikli Park da yer verdiği 46 hikayeyi o dönemin fotoğrafları ve belgeleri ile yayınlamasıyla sizi geçmişe götürmüyor resmen geçmişe uçuruyor.

Çanakkale Destanı bu topraklar da yaşayan herkese dokunur, herkesi etkiler. Anlatılan nice hikayeyi birbirinden ayırmak haksızlık olur ama aklımda kalanların en başında CAVİT CAV ‘ın hikayesi olmuştur. Gözlerim ağlamadı dese dilim yalan söyleme der. Bundan sonra nerede bir bisiklet görsem aklıma hep Cavit Cav gelecektir.

Geyikli Park kitabının giriş bölümlerindeki bir paragrafı sizinle paylaşmak istiyorum. Çünkü Sunay Akın’ın oyuncaklara, çocuklara olan sevgisini ve saygısını bu satırlarla daha iyi anlayacağınızı biliyorum.

“Gelişmiş ülkelerde oyuncak çocuklara hayalleri güçlensin diye alınırken, geri kalan ülkelerde oyalansın diye alınır. Oyuncakları çocuklarına hayalleri büyüsün diye alan ülkeler dünya yönetiminde söz sahibi olurken, oyuncakların önemini anlayamayan küçümseyen toplumlar onların kapılarında oyalanmaya mahkumdur.”

Francis Bacon der ki ;Bazı kitapların tadına bakılmalıdır. Diğerleri yutulmalıdır. Ve çok azıda çiğnenip hazmedilmelidir” işte bu kitap bu topraklarda yaşayanlar için yutulanlardan olmalıdır.

Keyifle Kalın
Bahar Baltacı