ÖLÜ CANLAR’I dünya üzerinde okumayan insanın kalmamasını diliyorum.

0
272

NİKOLAY VASİLYEVİÇ GOGOL nasıl anlatabilir ki, nasıl tanımlanabilir ki, nasıl resimlendirebilir ki, nasıl seslendirilebilir ki, nasıl yazıya dökülebilir ki ????
Ne yaparsam yapayım yetmeyecektir.
Çünkü Gogol’un dünyası geçerken uğrayıp hoş vakit geçirdikten sonra gidilecek bir yer değildir. İnsan o dünya da yaşar ve o dünya da ölmek ister.

Daha önce Gogol’un PALTO’ sunu okumuştum. Ancak ÖLÜ CANLAR’ı okuduktan sonra Dosteyevski’nin “Hepimiz Gogol’un paltosundan çıktık” sözlerini daha iyi anladım diyebilirim.

Ölü Canlar, Gogol’un Rusya’nın toplumsal hayatına yapılmış ağır mizahi bir eleştiridir.

Kitabın ana karakteri Çiçikov’un zengin olmak için Rusya da şehir şehir dolaşarak toprak sahiplerinden ölmüş köleleri satın alması üzerine oynadığı oyunlar ve söylediği yalanlar üzerinden kurgulanan romanda Rusya da ki sınıfsal ilişkileri (alt sınıf , üst sınıf) , Rus toplumundaki bozuklukları ve zengin burjuva ailelerini öldüren düşünceler insanlarda nasıl yeşerir, yetişir ve büyür öğreneceksiniz.

Kitabın ilk ciltlinde olumsuz karakterleri anlatan yazar, ikinci ciltlinde olumlu, dürüst karakterleri anlatmak istemiştir. Ancak Rusya’nın hiç bir zaman düzeleceğine inanmaması ve manik depresif psikoz rahatsızlığının etkisi ile de ikinci cilt kendisine ıztırap olmuştur. 1845 yılında ikinci ciltten bir kaç bölüm yakmıştır. İçinde yarattığı yıkıcı güç onu günden güne eritmeye başlar. Bu durumunu bir din adamına anlatır ve adamın önerisi ile Kudüs’e haç ziyaretine gider. Ama sonuç yine aynı düşüncelerinin esiri olmaktan kendini kurtaramaz. İçine bulunduğu durumlar nedeni ile ikinci ciltti içine sindiremeyen Gogol ikinci ciltteki bölümleri ikinci kez ateşe vermiştir. Ateşten kurtarılabilen sayfaları Rus edebiyatçıları anlaşılır hale getirip ikinci kısmını tamamlamışlardır. Her ne kadar büyük kısmı kurtulsa da yine de “Bu bölüm yangında kurtulamamıştır” ibaresi ile sık sık karşılaşabiliyorsunuz.

Gogol, Ölü Canları ikinci kez ateşe verdikten 10 gün sonra Moskova da ölü bulunur. Yazarın girdiği bunalımlar nedeni ile kendisini kasten aç bırakıp intihar ettiği ileri sürülmektedir. 43 yaşında hayata veda eden yazar sadece Rus edebiyatı için değil dünya edebiyatı için büyük kayıp olmuştur.

Gogol hayatını adadığı Ölü Canlar kitabı için “Yemin ederim, basit bir insanın yapamayacağı bir iş yapıyorum. bu, hayatımın en yüce, en önemli dönemi olacak. eğer bu eseri gerektiği gibi gerçekleştirebilirsem, ne muazzam ne orijinal bir konusu olacak! ne kadar çeşitli insanlar! bütün Rusya’yı kucaklıyor! ismimi taşıyacak ilk doğru dürüst eserim olacak.” sözleri taçlandırmıştır.

Rus edebiyatına hayranlığımı herkes bilir. Açıkçası Gogol’un ölü canları yaşam boyu insanlıkla birlikte yaşayacak bir eserdir.

Dünya üzerinde okumayan insanın kalmamasını diliyorum.
Bahar Baltacı