1984, geçmişten geleceğe söylenen en büyük beddua!

0
266

Gerçekler, ne yaparsanız yapın, gizlenemezdi.
Araştırıp kovuşturarak ortaya çıkarılabilir, işkence yaparak sizden sökülüp alınabilirdi.
Ama amacınız hayatta kalmak değil de insan kalmaksa, sonuç ne fark ederdi ki?
George Orwell / 1984

Hayvan Çiftliği ile kendisine hayran bırakın yazarın bir diğer efsane kitabı, BİN DOKUZ YÜZ SEKSEN DÖRT!

George Orwell’in distopik (anti-ütopyacı yani Ütopya cennetse distopya cehennem) bir dünyada geçen 1947 – 1948 yılları arasında yazdığı muhteşem romanıdır. Yazar, hikayeyi oluştururken o dönemin politikacılarından ilham aldığı ve gönderme yaptığı çok net anlaşılmaktadır. ( Adolf Hitler, Stalin vs. )
Orwell, sömürgeci zihniyeti yakından görmüş, yaşamış ve bu otoritenin karşıtlığını bakışını romanlarına yansıtmıştır. Tıpkı 1984 olduğu gibi.

1984 geçmişte kalan bir tarih olsa da kitap geleceği anlatıyor. Evet yanlış duymadınız geleceği, geleceğimizi, gelecek nesilleri. 1984, geçmişten geleceğe söylenen en büyük beddualardan biridir.

Hikaye 3 süper devlet üzerine kurulmuştur. Özgür düşünceyi kaldırmak için her şeyi yapan iktidar ve insanların düşünmelerine fırsat vermeden hayatlarını, günlerini hatta saatlerinin yönlendirerek yönetmelerini görüyorsunuz.

Roman, gelişen teknoloji ile insanların rahatlıkla kontrol altına alınmasını, özgürlüğün sadece kelime olarak kullanıldığı, zorbalığın egemen olduğu, toplumun %85 oluşturan kitlenin güçlerinin farkındalığını anlamadan sindirilmiş sessizlikleri, insanlara enjekte edilen korkuları, manipüle edilen geçmişin yeniden inşa edilmesi, düşünmenin engellendiği, bir avuç içi kelime ile yaşamaya bırakılan insan ırkının iktidara direk teslimiyeti anlatıyor.

Dürüst olmak gerekirse beni derinden etkileyen, gerçekleşmesi en yakın distopyası bana göre, giderek belleksizleştirilen toplumu gözler önüne sermesidir.

1984 yayınlandıktan hemen sonra eleştirilerin çoğu aynı yerden geldi. SOSYALİZM DÜŞMANI! Aslında yazar, kapitalizmi ve sosyalizmi iki ayrı ucu birleştirip ortak noktalarını gözler önüne sermiştir.

1984 filmi de var. Kitabı okumadan filmi izlemenizi önermem. Zira her zaman olduğu gibi romanı filme sığdırmak için kısaltmalar yaptıkları için kopukluk yaşayabilirsiniz.

Keyifle Kalın
Bahar Baltacı