Hepimiz Gogol’un Palto’sundan çıktık.

0
317

gogolRus Edebiyatı’nın temel taşlarından biri olarak nitelendirilen Nikolay Gogol’un PALTO ‘su dünya üzerinden ses getiren unutulmaz kitaplardan biridir.
Dünya klasiklerinden olan bu romanı okumanızı tavsiye ederim. İnanın bana pişman olmayacaksınız.

Efsane yazar Dostoyevski, Gogol’un bu eseri için “Hepimiz onun Palto ‘sundan çıktık” diyerek eserin önemini dile getirmiştir.

Gogol, Palto ‘yu kulak misafiri olduğu bir konuşmadan esinlenerek yazamaya başlamıştır.
O öykü şöyledir; Ava çok meraklı zavallı bir memur, binbir güçlükle biriktirdiği 200 ruble ile güzel bir av tüfeği satın alır. Yeni tüfeğiyle ilk ava çıktığı gün bir sandala biner, maalesef tüfeği daha bir kez bile kullanmadan suya düşer. Memur bu duruma çok üzülür, tüfeği ile birlikte sanki hayatının anlamını, rengini de yitirmiştir. Ağır aksak adımlarla evine döner. Hastalanır ve yatağa düşer. Büyük bir düş kırıklığı içinde günlerce yatar. Bu duruma daha fazla dayanamayan arkadaşları, aralarında para toplayarak kendisine yeni bir tüfek alırlar. Yeni tüfeğini kucağına alan memur iyileşerek hasta yatağından kalkar.

Öykü bittiğinde Gogol haricindeki herkes güler. Gogol işte o an 1834 yılında Palto ‘yu yazmaya karar verir.
Romanın detayları yani hikayeyi sizlere detaylı anlatmak istemiyorum. Bunun heyecanını kaçırmak istemiyorum. Ancak büyük bir keyifle roman hakkındaki fikirlerimi anlatmak istiyorum.
Kitaptaki anlatım ve başkarakterlerin yaşamları sosyal sınıf baskısının alt insanların üzerinde bıraktığı etkiyi gözler önüne sermektedir.

Bu roman da ne bulabilirim ? diye sorduğunuzu duyar gibiyim.

Bana göre bu kitap da, hayatta en sevdiğimiz varlıklardan ayrılmanın nedenli zor olduğunu, bu varlıklara yüklediğimiz anlamların nedenli kıymetli olduğunu ve bunların hayatlarımızdaki etkilerini göreceksiniz. Gogol için bu bir palto belki sizin için bir saat, bir çiçek ya da bir kalem her ne olursa olsun hepimizin ayrılmak istemediği elbet bir can damarı vardır.

Bir gece karanlık gölgeler kıstırır Akakiyeviç’i
Hoyratça alırlar üzerinden çok sevdiği ‘Palto’sunu
Hayatı boyunca ezilmiş bir devlet memuru olan Akakiyeviç öyle kendinden geçer ki, sonsuz üzüntüler içinde arar paltosunu.
Arar aramasına da lakin bulamaz. Sonunda hastalanıp ölür zavallı Akakiyeviç…
Keyifle Kalın
Bahar Baltacı