Nazım’ın PİRAYESİ Canan Tan’ın PİRAYESİ o aslında hepimizin PİRAYESİ

0
253

Nazım’ın PİRAYESİ Canan Tan’ın PİRAYESİ o aslında hepimizin PİRAYESİ

CANANTANPIRAYE1Zira Canan Tan’ın ilk kitabı Yüreğim Seni Çok Sevdi yi okumasaydım. Kesinlikle en iyi kitabı derdim. Ama Nazım Hikmet hayranı bendeniz ve Nazım Hikmet severler PİRAYE kitabına bayılacaktırlar.

Okudukça, dizelerin anısına dalıp kendimden geçtikçe, tehlikeli bir biçimde özdeşleşiyordum Piraye’yle.
Tiyatro sahnemde, bundan sonraki rolüm belliydi artık. Nâzım Hikmet’in Piraye’si rolünü oynamak…
Peki bana eşlik edecek oyuncu kim olacaktı?
Bunu düşünmek bile anlamsızdı; karşımda Nazım vardı ya..

İşte kitap böyle derin sözler ile Nazım ile başlıyor. Piraye İstanbullu ve babası dişçi olan bir kızdır. Piraye de babası gibi Diş Hekimliği Fakültesine gider. Fakülte de Haşim isminde Diyarbakırlı bir ağa çocuğuna aşık olur. Haşim’in ailesi çok katı kuralları olan , yöresel adetlere sahip ve onların dışına çıkmayan bir yapıya sahiptir. Piraye her ne kadar arada gelgitler yaşasa da, Haşim ile evlenir, ve hikayeleri ondan sonra başlar.

Yüreğim Seni Çok Sevdi kitabına benzer bir konu sunulmuş hatta paralel diyebilirim. Yüreğim Seni Çok Sevdi kitabının ana karakteri Aslı da çok zengin bir ailenin kızıydı bizim Piraye de öyleydi. İkisi de üniversite öğrencisi iken tanışıp aşka yelken açıyorlar. Yine bu iki kız da herkesin göz bebeği, paylaşılamayan kızlar yani. Güzel çıkma teklifleri, anlamlı şiirler, kusursuz evlenme teklifleri hepsi benzer şekilde devam ediyor. NAZIM HİKMET şiirleri her iki kitap da bolca yer alıyor.

Bu kadar benzerlik varken ben nasıl Canan Tan kendini tekrarlamış demem. Bariz tekrarlamış. Emimin her iki kitabı okuyan herkes bunu fark edecektir. Neyse Canan Tan’ın kitapları merak ediyorsanız anlatım tarzını bu iki kitap dan birini okumanızı tavsiye ederim.
Kitap da altını çizdiğim yerler ile yazımı sonlandırıyorum.

Yazgıymış! İnanmıyorum yazgıya falan… Onu yaratan da, şekillendiren de bizleriz. Benim yazgım kendi çizeceğim yoldur! O yolda beraber yürümeyi kabullendiğim insanı da kimseyle paylaşamam ben…

Demir parmaklıkların gerisinde Nazım Hikmet. Piraye dışarıda; Nazım’a ve aşkına tutsak. Tam on iki yıl beklemiş onu. Kendisi için yazılan, özlem yüklü, aşk kokulu şiirleri hak etmek istercesine.

Keyifle Kalın
Bahar Baltacı