Bu sabah havayı görünce aklıma HÜZÜNLÜ VE YALNIZ ŞEHİR BERLİN geldi. Şimdi sizi yakın zaman da gittiğim BERLİN ’e götürmek istiyorum. Kahvenizi alın ve yeni yerler keşfetmenin keyfini yaşayın.

Şehre adım atar atmaz içimi bir hüzün kapladı. Savaşlar görmüş, katliamlar görmüş, işkenceler görmüş ve nicesinden fazlası her yerine yayılmış büyük bir hüzün bu!
Kendinize ayıracağınız 3 -4 gün gibi ufak zaman dilimleri içinde BERLİN ’i çok rahat gezebilirsiniz. İlkbahar ve sonbahar dönemlerini öneririm. Turist yoğunluğunun daha az olduğu dönemlerde gezmeniz size rahatlık sağlayacaktır. Gezilecek yerlerin az olması, raylı sistem ağının geniş yelpazesi sayesinde size bir hayli keyif yapma zamanı da yaratacaktır. Bu tatlı ve kahve molaları oldukça çok olacak demektir =)

BERLİN DE ULAŞIM
Öncelikle metro ağı geniş olan bir şehre geldiğinizi hatırlatır ve elinizde metro haritası olmadan yola çıkmayın derim. Havalananına adım atar atmaz raylı sistem ulaşım ağı haritasını BVG (Berlin’deki toplu taşıma ağını işleten firma) temin edebilirsiniz. Yine buradan ulaşım biletlerinizi de alabilirsiniz. Berlinde kontroller çok sıkıdır. Biletsiz asla binmeyin. Biz metroyu tercih ettik. U-Bahn (yerin altından) ve S-Bahn (yerin üstünden) giden iki metro hattı bulunuyor.

Berlin Tegel Havalimanı dan şehrin önemli merkezlerine (Zoologischer Garten ya da Alexanderplatz gibi) kalkan otobüsler var. TXL adlı otobüs 20 dakika içinde merkez garda (Hauptbahnhof), X9 no’lu otobüs 20 dakikada, 109 no’lu otobüs ise 30 dakika içinde Zoologischer Garten’da, 128 no’lu otobüs 25 dakikada Osloerstrasse metro istasyonunda oluyor. Otobüslerin varış noktalarından kentin dört bir yanına metro, banliyö treni, otobüs ve metrobüs seferleri düzenleniyor.

BERLİN DE KONAKLAMA

Alexander Platz yani halk dili ile ALEX merkezi konumu ve alışveriş mağazalarının bir çoğunu içinde bulundurması ile konaklama için kalınacak bölgeler arasında yer alıyor. Ancak buradaki oteller biraz pahalı gelebilir o zaman size turistlerin bir diğer konaklama uğrak bölgesi olan Kurfürstendamm da kalabilirsiniz. Ben burada kaldığımız oteli sizlerle paylaşmıyorum. Zira hiç memnun kalmadık. O yüzden size tavsiyem booking puanları üzerinden otellerinizi inceleyerek seçin.

BERLİN DE YEME İÇME
Berlin yeme içme konusunda çok zengin bir şehir. Marketlerde ürün çeşitliliği oldukça zengin diyebilirim. Kesinlikle her damak tadına uygun bir yemek bulabilirsiniz. Hiç bir ülkede bu kadar çok çeşit görmedim. Gıda burada bir keyif, bir tutku olmuş. Ayak üstü kızartmacıları çok meşhur ve hemen hemen herkesin elinde kızartılmış patates görebilirsiniz. Berlin birasını her yerde karşınıza çıkıyor. Çikolata ah evet çikolata her yer de var. Benim gibi kucak dolusu alabilirsiniz =) Fiyatları da oldukça makul ve her bütçeye uygun bir yemek bulunuyor. Aç kalmayacaksınız.

En uygun marketleri sırasıya, DM, Netto, Rossmann en sık uğradıklarımızdı.

Ben size gittiğim restoranları yazmak istiyorum.

  • Mustafa’s Kemüse Kebap =) Türkiye de kebap zaten lezzetli ile dünya da bizi temsil ediyor. Ama Almanya da bu mekana gelmeyen yok diyebilirim. Yaklaşık 50 dk sıra bekledik ve beklediğimize değdi diyebilirim. Harika ve farklı bir lezzetli tavsiye ederim.
  • Vapiano her türlü makaranayı bulabileceğiniz meşhur zincir Vapiano , gözünüzün önünde istediğiniz şekilde makarnanız taze ve hazır. Saatlerce beklemeye burada da hazır oldun derim.
  •  Curry 36 yine her köşede karşınıza çıkacak olan kızartma zinciri. Uygun fiyata patates, et kızartması bulabileceğiniz yer. Beklemek maalesef yine var.
  • Dunkin’ Donuts sanırım en fazla uğradığım yer =) Meşhur Berliner(Alman Çöreği) tatlısını yiyeceğiniz yerlerin başında geliyor. Ülkemizde de sıklıkla gördüğünüz tatlıyı vatanında yemek güzeldi. Bir türk baklavası değil tabiki =)

BERLİN DE GEZİLECEK YERLER

Biz hem turistlik hem de hobi (koşu) için gittiğimiz için şehri komple yaşadık diyebilirim. O yüzden size kısa kesitler halinde BERLİN de gezilecek yerleri yazıyorum. Koşarken bir çok tarihi yapının önünden geçtim. O yüzden sadece daha sonra bazılarının yanına gidip zaman geçirdim. Aşağıda yazdıklarımdan daha fazla gezilecek yer var. Onları internetten araştırıp not almanızı öneririm.

East Side Gallery Berlin Duvarı

Mühlenstraße, 10243 Berlin, Almanya
Buraya S-Bahn ile Warschauer Straße durağında inerek ulaşabilirsiniz.

Berlin dediğimizde ilk akla gelen yer East Side Gallery! İnsanın üzülmemesi içten bile değil inanın. Filmlere konu olan insanların acılarının nedeni bu duvar insanı derinden etkiliyor. Bilmeyenler için hemen duvarın hikayesini hatırlatıyorum. Doğu alman meclisinin kararıyla 13 Ağustos 1961 yılında Berlin’de yapımına başlanan duvar, Doğu Almanya vatandaşlarının Batı Almanya’ya kaçmalarını önlemek amacıyla yapılmıştır. Ünlü grafiti sanatçılarının resimleriyle süslü olan 46 m uzunluğundaki bu duvar, görenleri oldukça etkiler.

Alexander Platz

Buraya U2 , U5, U8 metro hatları ile aşabilirsiniz.

Bu meydan, turistlerin ve gençlerin buluşma noktalarından biri. Berlinlilerin “Alex” diye hitap ettiği meydana, havalananından kalkan turist otobüsleriyle ulaşmanız mümkün. Çevresinde pek çok otelin dışında Tv Kulesi ( Fernsehturm) ve Müzeler Adası gibi önemli turistik yerleri bulunduran meydan turistlerin uğrak noktasıdır. Biz alışverişlerimizin çoğunu buradan yaptık diyebilirim.

Berliner Dom Berlin Katedrali

Alexander Platz meydanından yürüyerek 5dk uzaklıkta bir yer de alıyor.  Bahçesinde saatlerce geçirdiğim harika bir yerdi. Kısaca tarihini anlatmak gerekirse; Kaiser Wilhelm II tarafından 1905’te yaptırılan bu bina, Berlin’in en önemli katedrali ve protestan kilisesidir. II. Dünya savaşı döneminde oldukça zarar gören yapı, restore edildikten sonra 1933 yılında tekrardan ziyarete açılmıştır.

 

Brandenburger Kapısı Brandenburger Tor
Pariser Platz, 10117 Berlin, Almanya

Burada büyük bir turist kalabalığı burada yer heri sarmış durumda. Kapının etrafında kahve içebileceğiniz harika mekanlar var. Burada kahve molası verin derim. Yine tarihinden bahsetmek istiyorum. Berlin’in simgelerinden biri olan Brandenburg kapısı, üzerindeki dört atlı arabası heykeliyle oldukça ilgi çekiyor. Pariser Platz’ın merkezinde bulunan bu kapının yapımı 18. yy.’ın sonlarına dayanıyor.

 

BERLİNER-HALBMARATHON

Bu arada size koşuya katıldığımı söylemiştim. Berlin yazısının bundan sonraki kısmını koşuya meraklı olanlar için yazıyorum.

BERLİNER-HALBMARATHON

http://www.berliner-halbmarathon.de/en/

Koşu tarihleri ve kayıtları hakkında detaylı bilgi alacağınız siteyi hemen yukarıda yazdım. Berlinliler sporu çok seviyor. Yarışa bu yüzden katılım çok büyüktü. 21 km boyunca şehrin tüm tarihi yerlerini görmeniz mümkün diyebilirim. Zira Berlin dümdüz şehir olduğu için bu koşu sizi çok zorlamayacaktır. Organizasyon harika demiyorum. Zira ben çok beğenmedim. Zaten yüzlerce katılımcı olduğu için koşmak ciddi zor oldu. Koşu sırasında dağıtılan yiyecekler çok yetersizdi. Yarış esnasındaki kilometreler arası motivasyon durakları yok denecek kadar azdı. Berlin de biraz koşar, bira içer, çerez yerim derseniz katılıp sevebilirsiniz. 😉 Açıkcası ben bir daha katılmayı düşünmüyorum.

İyi seyahatler dilerim

Bahar BALTACI