murkaaDokunuyorum Rusya’nın soğuk kış günlerine,
Dokunuyorum Shura’nın saf ve cesaretli yüreğine,
Dokunuyorum Kurt Seyt’in sıcacık gözlerine,
Dokunuyorum Kırım Türklerinin evlerine, ocaklarına,
Dokunuyorum Karadeniz’in engin denizlerine ve ülkeme….
Ellerimin dokunduğu bu kitap aslında sadece bir aşk hikayesini değil aynı zamanda Rusya’daki kırım Türklerinin hayatlarını barındıran bir belgesel olma özelliğini de taşıyor

Kırımlı bir Türk genci olan Kurt Seyt ile Rus bir ailenin kızı güzeller güzeli Shura’nın aşk ile başlayan hikaye de 1917 yılındaki Rus- Alman savaşı, Mart Devrimi, Ekim Devrimi, Bolşevik İsyanı, Romanovların katliamı, İstanbul’un işgaline kadar tarihle devam etmektedir.

Beni ve binlerce okuru derinden etkileyen hikayenin bir masal olması değil gerçek olmasıdır. Dönemin fotoğrafları ile gerçeği kanıtlanan bu aşk belgeseli insana her şeyi unutturuyor.

Nermin Bezmen , Kurt Seyt ‘in torunu olarak kaleme aldığı bu kitap da daha çok Kurt Seyt’in penceresinden hikayeyi anlatmış. Shura ile olan aşkı dışında Shura çoğu zaman satır aralarında saklanıp kaldı. Aslında Shura’yı deliler gibi merak eden bir ben değilim. Çünkü bana göre Kurt Seyt den daha büyük cesaretle aşka adımını attı ve o cesaretinin ona getirdiklerini görmek isterdim.

Hani bazı kitaplar vardır, okurken inandırıcılığını yitir satırları üçer beşer atlama hissi gelir işte bu kitap onlardan değildi.

Tüm satırları ezberlemek istedim. Her bir satıra dokunmak istedim. Çünkü dokunup iyileştirmek istediğim bir sürü hayat vardı. Seyirci kalmamak için çırpınışlarım vardı. Romanda seyirci kalanlara bağırışlarım vardı.

Hayat bir seyir defteri değildi ki ama o dönemde bile seyirciler çoktu, seyirci olmaya mahkum olanlar çoktu.

Ya yaşayanlar onlar Kurt Seyt ile Shuraydı ve gerçek aşkı yaşadılar ve gittikleri aynı yolda aşk için farklı kaldırımlarda yürüyüp aşka gittiler…

Hayatıma dokunan en güzel kitaplardan biri Kurt Seyt ve Shura hayatımın bir köşesinde hep var olmaya devam edecek…

Keyifle Kalın
Bahar Baltacı