Karşımda bir küçük karabalık ve bir fanus yaşaması için…

O Küçük Kara Balık benim, sensin, o, bu, hepimiziz…

sadece bir çocuk kitabı değildir. Bu kitap hem çocukluğumuza hem ergenliğimize hem de olgunluk yaşlarımıza yazılmış bir baş yapıttır. Bir çok sosyaliste ilham olmuş, ülkemizde 70 li yıllar da yasaklanmıştır.

İçinde yaşadığı göleti anlamaya çalışan, anlamlandırmaya çalışan minik bir kalabalık ile okyanusa açılacaksınız. Aslında tüm göletler, nehirler, okyanuslar onun için dünyanın bütünüydü. O zaman niye yaşam hakkı sadece bir göletle sınırlıydı.

Sınırları kim çiziyordu?

Büyük balıklar mı? Kurbağalar mı? Metaforlar mı? Balıkçıl mı? ?

Samed Behrengi bu kitabı bana küçük prensi hatırlattı. Onun kadar gerçek onun kadar masalsı ve yine onun kadar uyandırıcı.

Küçük Kara Balık kendi sınırlarını başkalarının çizmesine izin verme zira dünya bir tane ve keşif etmek varken neden bu tutsaklık neden bu korkaklık bu toplumsal hastalıklar niye diye sessizce bağırıyor. Üzerimize yapışmış değer yargılarını sorgulama, eğer bizim için yanlışsa tüm yargılara karşı durup duvarları yıkmanın cesaretini anlatmaktadır.

Bu kadar güzel bir başyapıtın yazarı hakkında kısa bir bilgi vermek istiyorum.

Samed Behrengi, İranlı fakir bir alenin çocuğu olarak 1939 yılında Azerbaycanda doğdu. Köylerde öğretmenlik yaptı. Çocuklara hikayeler ve masallar yazan yazar, Şah yönetimince zararlı bulundu. Ve 1968 yılında kayboldu. Cesedi Aras Nehri kıyısında bulundu.

Çizimler ile görselliği de zenginleştirilmiş kitap herkesin okuması gereken en iyilerden biri olduğunu düşündüğüm kitaptır.
Keyifle Kalın
Bahar Baltacı