hbBen evde yokum.
İş yerinde yokum.
Okulda da yokum.
Tüm sokaklar, caddeler, kalabalıklar sizin olsun ben yokum.
Ben elime aldığım bir kitapla AŞKA GİTTİM DÖNMEYECEĞİM
Aşk üzerine yazılan kitapların sayısı her geçen artmaya devam ediyor.

Allah aşkı, ilk aşk, yıldırım aşkı, yasak aşk, platonik aşk, karşılıksız aşk, kara sevda, mükemmel aşk bu benzeri hikayeleri romanlarda okuduk ve okumaya devam ediyoruz.

Ancak AŞKA GİTTİM DÖNMEYECEĞİM kitabı içeriği ile kendini bu romanlardan tamamen farklı bir nokta da konumlandırmayı başarmış.

Aşkta iki taraf var ama aşka düşeni anlatan tek taraf vardır.

Kitabın adı sanırım bir kadına daha çok yakıştırdım olsa gerek ana karakterin kadın olduğunu düşünüyordum. Ama yanıldım. Erkek karakter üzerinden ilerliyor.

İki sevgilinin tanıştığı anla başlayıp sonrasında gelen ayrılıklarına uzanacaksınız. Ve iki sevgilinin yokluğa seslenişlerini duyacaksınız.

İşte yazar tam da burada okuyucusunu can evinden yakalıyor. Bu hayatta bir sevdadan vazgeçmeyen insan yoktur. Hepimiz bir sevdadan vazgeçmişizdir. Uzun zaman o sevdaya şiirler, şarkılar okumuşumuzdur. Sonra aşkımızı alıp gitmişizdir. Belki yeni sevdalara, belki yeni boşluklara, belki de eskilerimize dönmüşüzdür ama asıl olan aşkımızı alıp gitmişizdir.

Hikaye boyunca aşka seslenişleri oldukça sık duyarken ayrılık nedenlerini öğrenmememiz insanı biraz eksik bırakıyor.

Belki de yazar AYRILIK AYRILIKTIR nedenine ne gerek AŞK AŞKTI sebepsiz sualsiz gelirdi demek istedi bizlere 😉
Kitap da altını çizdiğim o kadar çok satır var ki, birini paylaşsam diğerlerine haksızlık olur.

Bu ılık sonbahar akşamlarına elinize bir bardak kahve alın ve yağmurun sesinin altında bu kitabın tadını çıkarın. Aşka gidin ve dönmeyin.  Bir kaç satır size sunmazsam olmaz 🙂

Biliyorum yüzüm, yüzün değildi…
****
Bu yaşlı adam beni bir Küçük Prens gibi yetiştirmeye çalışan bir bilgeydi. 96 yaşında sessiz sedasız öldüğünde bana gözyaşlarıyla sarıldığı son karşılaşmamızı bırakmıştı. Ona bayram ziyareti için gittiğimde aldığım bisküvilerden çabuk bitmesin diye her gün sadece 1 adet yiyen ve öldüğü gün son bisküvisini yiyen dedem bununla bana travmatik bir mesaj bırakmıştı aslında “Bir gün öleceğiz çünkü bisküviler bir gün bitecek.”

Keyifle Kalın
Bahar Baltacı