Yapraklarımı açtıracak kadar güneş doğurmadı içimdeki ağustoslar.
Kim bilir bir sonraki sonbaharlar da nerede olur kalemim, kitaplarım ve benlerim.
Kim bilir kaç sonbaharla sevgili olur kaçını ilkbaharlarıma eklerim.
Neden bu sonbaharlara olan özlemim, gözlerim ve demlerim neden ?
Ah benim en kıymetli hüzünlerimin sahibi sonbaharlarım…
Usul usul dökülen yapraklarıma inat can suyumu günlerce yağan yağmurlar verir.
Her yağmur damlasına bir güneş ışığı , bir rüzgar esintisi düşer. Bu huzurun ruha dokunuşudur.
En büyük hediyem şifacım toprak kokusundan gelir. Bu yaşamın kokusudur.
Ve içimdeki sonbaharlar ilkbaharlara gebe kalır…

Fotoğraf çekimini gerçekleştiren Özlem Köprülü ye sonsuz teşekkürler.
Her insanın sonbaharları olmalı dostlarım.

Sonbahar sadece Eylül , Ekim, Kasım aylarının mevsimi değildir. Her insanın sonbahar mevsimi farklıdır. Her insan farklı zamanlar da karşılar bu mevsimini kimisi yazın , kimisi kışın.
Etrafınızdaki kalabalıkları süpürüp, çok sesli hayatınızdan sıyrılıp sadece kendi ezgilerinizi dinlediğiniz bir mevsimdir. Bu ezgiler ile güneşin doğuşunu karşılar ve batışını bu ezgiler ile uğurlarsınız. Yine bu ezgiler size vedalarınızın hüznünü usulca mırıldanır.

Vedalaştığınız değerlerin, evlerin, işlerin, arkadaşların, aşkların, okulların, ideolojilerin, tutkuların, hayallerin, kişiliklerin, korkuların hüzünlü mevsimidir.
Sonbaharlar dan korkmayın dostlarım kaçmayın.

Ölmüş, çürümüş yapraklarınızın köklerinize zarar vermeden sizi yok etmeden temizlenmesidir. Toprağa karışıp yok olmasıdır.

Hüzün mevsiminin bu  sancıları size mutluluklar getirecek ilkbaharlara gebe olduğunun habercisidir. En büyük kanıtı ilkbahar da duyduğunuz güzel kuş sesleridir….

Sonbaharlarınızdan ilkbaharlarınıza selam olsun.
Bahar Baltacı