Nihayet Canan Tan dan hikayesi üniversite öğrencisiz bir kitap.

Hasret, Canan Tan’ın ilk kitaplarındaki benzerliklerinden sıyrılmış ve kendine has bir duruş sergilemiş kitabıdır. Aşk romanlarının çoğu kadın gözü ile anlatılır. Ancak bu kitap erkek gözü ile anlatımı ile kendini farklı kılmıştır.

Müslüman bir bey oğluyla bir Rum kızının tüm engellere rağmen filizlenen sevdası, önüne çıkan ne varsa yakıp yıkacak güçte bir kora dönüşür. Ancak ayrılık kaçınılmazdır. Lozan Antlaşmasının öncesinde imzalanan Mübadele Sözleşmesi, bir buçuk milyona yakın insanı yerlerinden yurtlarından ederken, geride parçalanmış hayatlar, boynu bükük aşklar ve nesiller boyu sürecek hasret hikayeleri bırakacaktır. Tıpkı Tacettinle Patricia’nın hikayesi gibi…

Açıkçası kitap da anlatımlar çok yalın ve basit geldi. Kitap da sürekli Tacettin’in hikayesini okuduk. Ya Patricia ? Onun hikayesi kesik ve eksik kaldı. Bana göre tam bir kitap olmamış hep eksik kalacak bir kitaptır. Zira Patricia’nın öyküsü Tacettin’in kinden daha etkileyici ve güzeldi.

Dürüst olmak gerekirse sanırım Canan Tan’ın okuyacağım en son kitabı bu oldu. Aynı hikayeler, aynı anlatımlar yada fark yaratma çabaları içinde hikayelerin eksik kalmaları bana aradığımı buldurmadı. Şu bir gerçekçi iyi bir pazarlama stratejisi uyguluyor. Bu eksiklere rağmen kitapları hala satılabiliyor. Üstelik bu kitaptan kat ve kat daha yaratıcı yazarların kitapları raflarda dururken.

Keyifle Kalın
Bahar Baltacı